Yüce Allah, surenin 81-89. ayetlerinde tevhide vurgu yapmakta, gücünü hatırlatmakta, inkârcılara zaman tanıdığını bildirmekte, her yerde var olduğunu haber vermekte, katında hakka şahit olan melekler hariç hiç kimsenin şefaat yet kisinin olama yacağını ifade etmekte, buna göre muhataplarını bilgilendirmesini Hz. Peygamber’den istemektedir.
سُبْحَانَ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ “Göklerin ve yerin Rabbi, [arş]ın da Rabbi olan (Allah) onların yakıştırdıklarından yücedir.”
Burada Yüce Allah’ın mutlak yaratıcılığı ile insanların O’na nispet ettiği şirk içerikli kabullerden münezzeh olduğu gündeme getirilmektedir.
Bağlam dikkate alındığında ayette verilmek istenen mesajın Yüce Allah’a çocuk isnadının şiddetle reddedildiği, bu türden yakıştırmalardan uzak olduğu beyan edilmekte, bir bilinç inşasına yer verilmektedir.
Enbiyâ 21:22’de şöyle buyurulmaktadır: “Eğer o ikisinde (yerde ve gökte) Allah’tan başka ilahlar bulunsaydı, (ikisi de yani bunların düzeni) kesinlikle bozul(up gitmiş)ti. Arş’ın Rabbi olan Allah, onların nitelendirdikleri (şeyler)den münezzehtir.” Bu ifadenin benzerleri çeşitli ayetlerde(294) geçmekte ve Rabbimizin “çocuk edinmesi” veya “ortağının bulunması” iddiaları gibi şirk unsuru iftiralardan uzak ve münezzeh olduğu beyan edilmektedir.
Bu ayette Yüce Allah önce kendisinin [sübhân]lığını, yani şirk unsurları iddialarından münezzeh olduğunu bildirmekte, ardından “göklerin ve yerin yani bütün kâinatın yaratıcısı, sahibi ve terbiye edicisi” olduğunu beyan etmektedir. Sonrasında ise Enbiyâ 21:22’deki gibi burada benzerlerinden farklı olarak رَبّ الْعَرْشِ [rabbu’l-‘arş] tamlamasına yer vermektedir ki bu, Rabbimizin “Arş’ın sahibi” olduğu beyanını içermektedir.
Bu tamlamanın benzerleri Tevbe 9:129, Mü’minûn 23:86, 116 ve Neml 27:26’da da geçmektedir. Yüce Allah’a nispet edilen الْعَرْش [el-‘arş] “taht” elbette insanlara nispet edilenden çok farklıdır. Rabbimiz maddeden uzak ve münezzeh olduğu için, “O’nun arşı” ifadesi, “O’nun mutlak hükümranlık, mutlak otorite yetkisi”dir ve bilinen anlamdan ayrı olarak mecazi bir mana vermektedir.
Benzer bir konunun ele alındığı En‘âm 6:100 ve Sâffât 37: 159’da Yüce Allah’ın cinlerle Allah arasında nesep bağı iftirasından oluşan nitelendirmelerden münezzeh olduğu ifade edilerek yüceliği vurgulanmaktadır. Nahl 16:57’de Yüce Allah’ın [sübhân]lığı, yani çocuk isnadı nitelendirmelerinden münezzeh olduğu belirtilmektedir.
A‘râf 7:190’da da ortak koşanların bu yaklaşım ve iftiralarından Rabbimizin uzak olduğu ifade edilerek yüceliği beyan edilmektedir. Mü’minûn 23:91’deki hatırlatmada ise aynı konu ve içerik söz konusudur; çocuk isnadı gibi yakıştırmalardan Yüce Allah’ın münezzehliği dile getirilmektedir.