Yüce Allah, surenin 57-65. ayetlerinde Hz. İsa ile ilgili birtakım hakikatleri, bu bağlamda müşriklerin kendilerince ileri sürdükleri bazı düşüncelerin yanlışlığını, onun gönderilişinin gayesini ve tevhid vurgusunu ele almaktadır.
ıı. (64. Ayet): Tevhid Vurgusu
اِنَّ اللّٰهَ هُوَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ “Şüphesiz ki Allah -yalnızca O- benim de Rabbimdir; sizin de Rabbinizdir. O’na kulluk edin! Doğru yol budur.”
Ayetteki اِنَّ اللّٰهَ [innellâhe] ifadesi “muhakkak ki Allah”; هُوَ [hüve] zamiri “O”; رَبّ۪ي [rabbî] tamlaması “benim de Rabbim(dir)”; وَرَبُّكُمْ [verabbuküm] tamlaması “ve sizin de Rabbiniz(dir)”; فَاعْبُدُوهُ [fa‘büdûhu] emri “O’na kulluk edin”; هٰذَا [hâzâ] kelimesi “işte bu”; صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ [sırâtun müstakîmun] tamlaması ise “dosdoğru bir yol(dur)” demektir.
Burada Hz. İsa’nın tebliğ ettiği bir tevhid ilkesi ve yol tarifi gündeme getirilmektedir.
Benzeri Âl-i İmrân 3:51’de de geçen bu cümlede bir tevhid vurgusu yer almaktadır. Bu cümle Hz. Peygamber’in sözü olabilirse de aslında Hz. İsa’ya aidiyeti daha doğrudur.
Hz. İsa kendisini rab ilan edenlere cevap vermekte, Tâhâ 20:30. ayette “Allah’ın kulu” olduğunu beyan ettikten sonra, kendisinin de diğer bütün insanların da Rabbinin Yüce Allah olduğunu ilan etmektedir. Gerçek ilah Allah olduğuna göre, sadece O’na ibadet edilmelidir; çünkü rab olmayan varlıklara kulluk edilmesi doğru değildir.
Bu ifadenin benzerleri Âl-i İmrân 3:51, Mâide 5:117 ve Meryem 19:36’da da yine Hz. İsa ile ilgili pasajlarda geçmektedir. Hz. İsa muhataplarının hatalarından vazgeçmeleri durumunda Yüce Allah’ın onları bağışlayabileceği mesajını vermiş olabilir; çünkü ayetteki رَبّ [rabb] sıfatı böyle bir manayı akla getirmektedir. Kulluk emri hem Nahl 16:36’da belirtildiği gibi Yüce Allah’ın bütün peygamberlerin tebliğ ilkelerinin başında zikrettiği bir husustur; hem de bütün peygamberler ümmetlerine bunu tebliğ etmişlerdir.(232)
Fâtiha 1:6’da ve daha önce yorumladığımız Zuhruf 43:61’de açıkladığımız üzere, صِرَاطٌ مُسْتَق۪يم [sırât-ı müstakîm] tamlaması Kur’an’da 33 defa geçmekte, insanı hakikate ve Yüce Allah’ın rızasına en kısa ve garantili olarak götüren vahyin emrettiği “dosdoğru yol” manasına gelmektedir. İşte Hz. İsa da bu gerçeği dile getirmekte, kendisini ilah edinenleri reddetmekte, hakikatin yolunun Yüce Allah’a kulluktan geçtiğini ilan etmektedir.