ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَس۪يرٌ “Sonra tekrar tekrar gözü(nü) çevir (de bak; sonunda) göz(lerin) bitkin bir şekilde yorgun olarak sana geri dönecektir.”
Ayetteki ثُمَّ [sümme] edatı “sonra”; ارْجِعِ [ırci‘] emri “çevir, bak, döndür”; الْبَصَرَ [el-besara] kelimesi “gözü, bakışı”; كَرَّتَيْنِ [kerrateyni] kelimesi “iki kez, tekrar tekrar”; يَنْقَلِبْ [yenkalib] fiili “dönecektir”; اِلَيْكَ [ileyke] ifadesi “sana”; الْبَصَرُ [el-besaru] kelimesi “göz, bakış”; خَاسِئًا [hâsi’en] sözcüğü “yorgun olarak”; وَهُوَ [ve hüve] zamiri “o (gözler şöyle iken)”; حَس۪يرٌ [hasîrun] kelimesi ise “bitkin bir şekilde” demektir.
Yüce Allah önceki ayetteki emrini burada yeniden gündeme getirmekte ve muhatapların bunu defalarca yapmaları gerektiğini kendilerine emretmektedir.
1. ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ “Sonra tekrar tekrar gözü(nü) çevir (de bak)!” Ayetteki كَرَّتَيْنِ [kerrateyni] kelimesi Zemahşerî’nin de beyan ettiği gibi “tekrar tekrar” demektir. لبيك [lebbeyke] ve سعديك [sa‘deyke] ifadelerinde nasıl ki “art arda, sürekli olarak emre amadeyim” anlamı varsa, كَرَّتَيْنِ [kerrateyni] kelimesinde de aynı şekilde “süreklilik” veya “pek çok defa” anlamı vardır.(37) Aksi takdirde, iki kez bakmaktan gözün yorulması gerekirdi ki böyle bir şey söz konusu değildir; belli ki maksat defalarca bakmayla ilgilidir.
2. يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَس۪يرٌ “(Sonunda) göz(lerin) bitkin bir şekilde yorgun olarak sana geri dönecektir.” Bu cümle, sözü edilen bakışların sonucunu vermektedir. “Gözlerin bitkin ve yorgun bir şekilde kişiye geri dönmesi” ifadesi “gözlerin bitkin ve yorgun düşmesi”dir. Bir başka deyişle, göklerin yaratılışı hakkında ister olumlu ve ibret içerikli, isterse olumsuz ve kusur (!) arama niyetli olsun, yapılacak her türlü çalışma, sonuçta sahibini yoracaktır.
a) Eğer bakış veya inceleme “olumlu” anlamda ise bu çalışma, evrenin sırlarını kavrama hususunda sahibini şaşkına çevirecek ve hayretler içerisinde bırakacak, sonuçta kişiyi derin bir yorgunluğa sevk edecektir. Bakara 2:255’te de beyan edildiği üzere, insanlar Yüce Allah’ın bilgisini kuşatamaz, onun sınırlarına ulaşamazlar.
Çünkü Rabbimizin yaratması devam etmektedir(38) ve O her gün yeni bir iştedir.(39) Buna göre ibret içerikli inceleme devam etmeli, ancak “evrenin sırları kavrandı” şeklinde sonuca ulaşıldığı gibi bir yanılgıya düşülmemelidir. Yapılacak iş, çalışmanın sonunda acziyet ve hayret itirafıdır.
b) Eğer bakış veya inceleme “olumsuz” anlamda ise mesaj çok daha kolay bir şekilde anlaşılmaktadır. Buna göre Yüce Allah’ın sanatında herhangi bir kusur (!) arayan kişi ne kadar arasa da sonuçta aradığını bulamayacak ve yorgun düşecektir. Gözlerin yorgunluğu aslında bir mağlubiyeti ve bıkkınlığı da beraberinde getirecektir. Bu durum, sahibinin derin bir mahcubiyet içerisinde kalacağını da zımnen ifade etmektedir. Gözlerin geri dönüşü, aslında sahibinin mahcup, şaşkın ve bezgin bir şekilde başının öne eğilmesini sembolize etmektedir.
c) Bu arada göklerde herhangi bir çatlak veya yarık bulunamamasının muhtemel bir nedeni de şudur: Nankör veya inkârcı insan dünyada yaptığı kötülükler nedeniyle bu âlemden ve mahşerdeki sorgulamadan kaçıp kurtulmak isteyebilir. İşte bu ifade ile başka bir âlem bulamayacağı kendisine bildirilmektedir.
Onlar ne kadar çaba sarf etseler de Yüce Allah’ın kuşatıcı kudretinden kaçamayacak ve yaptıklarının hesabını mutlak surette vereceklerdir. Mahşerdeki diriltilmeyi inkâr eden ileri gelen Mekkeli müşriklerin azarlanması bağlamında ve genelde Mekkî surelerin konu içerikleri bakımından bu anlam son derece önemli ve ufuk açıcı bir mahiyet arz etmektedir.