Yüce Allah, surenin 81-89. ayetlerinde tevhide vurgu yapmakta, gücünü hatırlatmakta, inkârcılara zaman tanıdığını bildirmekte, her yerde var olduğunu haber vermekte, katında hakka şahit olan melekler hariç hiç kimsenin şefaat yet kisinin olama yacağını ifade etmekte, buna göre muhataplarını bilgilendirmesini Hz. Peygamber’den istemektedir.
ıı. (88. Ayet): Hz. Peygamber’in Şikâyeti
وَق۪يلِه۪ يَا رَبِّ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَآء ِقَوْمٌ لَا يُؤْمِنُونَۢ “(Peygamber’in:) ‘Ey Rabbim!’ demesine yemin olsun ki şüphesiz ki bunlar iman etmeyen bir toplumdur.”
Ayetteki وَق۪يلِه۪ [ve kîlihî] ifadesi “onun sözü (şöyledir)”; يَا رَبِّ [yâ rabbi] hitabı “ey Rabbim”; اِنَّ هٰٓؤُ۬لَآء [inne hâülâi] ifadesi “muhakkak ki bunlar”; قَوْمٌ [kavmun] kelimesi “(şöyle) bir topluluk (tur)”; لَا يُؤْمِنُونَۢ [lâ yü’minûne] fiili ise “iman etmezler, iman etmeyen” demektir.
Burada Hz. Peygamber’in kavmi ile ilgili bir şikayeti gündeme getirilmektedir.
1. Yüce Allah Hz. Peygamber’in kavmiyle ilgili bir şikayetini dile getirmekte ve “Ey Rabbim, bunlar inanmayan bir topluluktur” dediğini haber vermektedir. Nebî (as)’ın bu ifadesi tıpkı Hz. Nuh’un kavmi için dediği “Gerçekten onlar bana isyan ettiler; malı ve çocukları kendisinin ziyanını arttırmaktan başka bir şey olamayan kişilere uydular”(320) sözüne benzemektedir.
Hz. Peygamber’in bu şik ayeti Furkân 25:30’da da mahşerde yaşanacak şik ayetinin dünyada da yaşandığını göstermektedir. Zira لَا يُؤْمِنُونَۢ fiilindeki [lâ] edatı yakın da olsa geleceği ifade eden olumsuzluk edatıdır. İkinci bir ihtimal olarak eğer yorumunu yapmakta olduğumuz ayette bu ifadenin mahşerde şik ayetiçin söyleneceğini kabul edersek o zaman Furkân 25:30 ile aynı mesajı verdiğini düşünebiliriz.
2. Ayette geçen وَق۪يلِه۪ [ve kîlihî] ifadesinin okunuşu hakkında başlı başına iki ihtimalden söz edilmektedir.
a) İlki bu ifadenin ق۪يلِه۪ [kîlihî] şeklinde [mecrûr] yani kesra okunmasıdır. Bunun gerekçesi başında gizli bir [üzkürvakte] ifadesinin bulunması olabilir ki anlam “Onun (Peygamber’in) ‘Ey Rabbim, bunlar inanmayan bir kavimdir’ sözünün vaktini hatırla” şeklini alır. Ayrıca bu kelime Zuhruf 43:85. ayetteki [‘ılm] kelimesine bağlı da kabul edilebilir.
Buna göre ayetin anlamı “Son Saat’in ve (Peygamber’in) bu sözünün bilgisi O’nun katındadır” şeklini alır. Bu doğrultuda aynı şekilde ayetin şöyle de tercümesi mümkündür: “(Peygamber’in:) ‘Ey Rabbim! Bunlar iman etmeyen bir kavimdir’ demesini de (Allah biliyor).”
b) Bazı kıraat imamlarına göre ق۪يله۪ ifadesi [kîlehû] şeklinde [mansûb] yani “[fetha]/üstün” okunmaktadır. Buna göre bu ifade Zuhruf 43:80. ayetteki [nesme‘u] fiilinin mef ‘ullerine atıf olabilir. Bu durumda ayetin anlamı “Bizim onların sırlarını, özel gizli görüşmelerini ve Peygamber’in ‘Ey Rabbim, bunlar inanmayan bir kavimdir’ sözünü işitmediğimizi mi sanıyorlar?” şeklini alır.
Kelimenin [mansûb] yani [fetha]/üstün okunma ihtimallerinden birisi de başında gizli bir قَالَ [kâle] fiili var düşünülerek [mef‘ûlü mutlak] kabul edilmesidir. Buna göre ayetin tercümesi “O (Peygamber) ‘Ey Rabbim, bunlar inanmayan bir kavimdir’ sözünü (dedi)” şeklini alır.
Bu ifadenin ötre okunma ihtimalinden de söz edilmektedir; ancak onun delili çok güçlü değildir.(321)