Yüce Allah, surenin 46-56. ayetlerinde Hz. Musa ile Firavun’un kıssasına kısaca temas etmekte, Firavun’un kendi kavmini nasıl hor ve hakir görüp aşağıladığını, onları itaate mecbur bıraktığını beyan etmektedir.
ı. (54. Ayet): Kavmini Küçümsemesi
فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَاَطَاعُوهُ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ “(Firavun) kavmini küçümsemiş, onlar da kendisine boyun eğmişti. Şüphesiz ki onlar, yoldan çıkmış bir toplumdu.”
Ayetteki فَاسْتَخَفَّ [festehaffe] fiili “küçümsemişti”; قَوْمَهُ [kavmehû] tamlaması “onun kendi kavmini”; فَاَطَاعُوهُ [feetâ‘ûhü] ifadesi “onlar (kavmi) de ona boyun eğmişti”; اِنَّهُمْ [innehum] ifadesi “muhakkak ki onlar”; كَانُوا [kânû] fiili “(şöyle) idiler”; قَوْمًا [kavmen ] kelimesi “(şöyle) bir topluluk”; فَاسِق۪ينَ [fâsikîne] kelimesi ise “yoldan çıkanlar” demektir.
Burada Firavun’un etkilediği kavminin ona boyun eğdiği ve sonuçta yoldan çıktığı gündeme getirilmektedir.
1. فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَاَطَاعُوهُ “(Firavun) kavmini küçümsemiş, onlar da kendisine boyun eğmişti.” Yüce Allah Firavun’un kendi hükümranlık alanını, gücünü, otoritesini, ihtişamını ve debdebesini ortaya koyup, Hz. Musa’yı kendince aşağıladığını ve risalete dair de iki şart ileri sürdüğünü beyan ettikten sonra, onun bu şekilde kavmini hafife aldığını, onların da yoldan çıktığını ifade etmektedir.
Bu kalıpta Kur’an’da sadece bu ayette geçen اسْتَخَفَّ [istehaffe] fiili “küçümsemek”, “ahmaklaştırmak”, “etki altına almak”, “hafife almak”, “akıllarını çelmek”, “tahkir etmek”, “korkutmak” gibi anlamlar içermektedir.(198) Kelimenin bu anlam dünyasından da anlaşılacağı gibi, Firavun bu türden sözlerini bir baskı aracı olarak kullanmış, onları kendisine itaate mecbur bırakmıştı; sonuç ta onlar da Firavun’un isteğine boyun eğmiş, fâsık bir toplum olmuşlardı.
2. اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ “Şüphesiz ki onlar, yoldan çıkmış bir toplumdu.” Yüce Allah Firavun’un bu türden baskı ve propagandalarına itibar edenlerin yoldan çıktıklarını, zaten sapkın insanlar olduklarını haber vermektedir.
Burada geçen كَانُوا [kânû] fiili o toplumun daha önceden de fâsık olduğu manasını verebileceği gibi, Firavun’un bu türden baskıları sonucu fasıklaştığı manasını da içerebilir; bu fiilin her iki manaya da ihtimali vardır. Bu arada فَاسِق۪ين [fâsıkîne] kelimesi “yoldan çıkanlar” manasında mutlak anlamda “sapkınlık içinde olanlar, sapkınlar” anlamına gelmektedir.
Dipnotlar
198-) Semerkandi , age ., III, 260; Taberi , age ., XXV, 84; Zemahşeri , age ., IV, 252.
Sesli Kur’an Meali
İlgili surenin Mehmet Okuyan tarafından seslendirilmiş mealini aşağıdaki platformlar üzerinden dinleyebilirsiniz.