Yüce Allah, surenin 15-20. ayetlerinde müşriklerin Allah’a çocuk isnadını, bu konudaki çarpık anlayışlarını, meleklerin yaratılışı hakkındaki yanlış algılarını, meleklere tapmalarının gerekçesini Allah’a bağlamalarının nasıl bir iftira olduğunu dile getirmektedir.
ııı. (17. Ayet): Kız Çocuğu Müjdesine Verdikleri Tepki
Ayetteki وَاِذَا بُشِّرَ [ve izâ büşşira] edilgen fiili “ve müjdelendiği zaman”; اَحَدُهُمْ [ehadühum] tamlaması “onların biri(ne)”; بِمَا ضَرَبَ [bimâ darabe ] ifadesi “örnek verdiği şeyle”; لِلرَّحْمٰنِ [li’r-rahmâni ] ifadesi “Rahman’a, Rahman için”; مَثَلًا [meselen] kelimesi “misal olarak (kız çocukla ilgili), Rahman için misal verdiği şeyle”; ظَلَّ وَجْهُهُ [zalle vechuhû ] ifadesi “onun yüzü (şöyle) olmaya devam eder”; مُسْوَدًّا [müsvedden] kelimesi “kapkara (kesilirdi)”; وَهُوَ [vehüve] zamiri “o, (söz konusu kişi şöyle iken)”; كَظ۪يمٌ [kezîmun] sıfatı ise “öfkelenmiş bir halde” demektir.
Burada Mekkeli müşriklerin kız çocuklarıyla ilgili nasıl bir algıya sahip oldukları gündeme getirilmektedir.
Bu ayetin bir benzeri Nahl 16:58’de şu şekilde zikredilmektedir: “Onlardan birine kız çocuğu müjdelendiği zaman öfkelenmiş olarak yüzü kapkara kesilir.” Yüce Allah kendisine kız çocuklar isnat eden Mekkeli müşriklerin herhangi birine kız çocuğu müjdelendiğinde ne kadar korkunç bir öfke içerisine girdiklerini ifade etmektedir.
Ayette yer alan بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحْمٰنِ مَثَلًا ifadesi “Rahmân’a layık gördüğü (kız çocuğu)”,(56) “Rahmân’a kolayca isnat ettiği (çocuk)”,(57) “Rahmân’a benzer olarak anlattığı (kız çocuğu)”,(58) “Rahman için misal verdiği kişi” gibi ifadelerle tercüme edilmekte, yorumlanmaktadır. Esasında bu ifade “Rahmân için örnek verdiği” manasına gelmekte ve Mekkeli müşriklerin Yüce Allah’a nispet ettikleri kız çocukları anlamını içermekte, bu arada müşriklerin nasıl bir çarpık anlayışa sahip oldukları ortaya konulmaktadır.
Buradaki ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا [zalle vechuhû müsvedden] ifadesi yaşadığı hüzün nedeniyle “yüzü kapkara, mosmor kesilmek” demektir.(59) Ayette geçen ظَلَّ [zalle] fiili [bâte], [asbeha] ve [emsâ] fiilleri gibi [sayrûret] yani “dönüşüm” ifade eden fiillerden birisidir.
Ayetin sonunda gelen وَهُوَ كَظ۪يمٌ [ve huve kezîmun] cümlesi ise söz konusu kişinin müjde anındaki “öfkeli, kızgınlık hali”ni ortaya koymaktadır. Bu kişilerin kalplerinde taşıdıkları öfke onların yüzüne hüzün ve morarma şeklinde yansımış olmaktadır. Bu haliyle bu ifade hâl cümlesidir.
Yüce Allah kız çocuklarını Allah’a nispet edip erkekleri kendilerine layık gören Mekkeli müşriklerin kız çocuklarıyla ilgili durumunu işte bu ayette deşifre etmekte ve nasıl bir çelişki içerisinde debelendiklerini haber vermektedir. Konuyla ilgili olan her iki ayette ortaklaşa dile getirilen husus, müşriklerin kız çocuklarıyla ilgili hissettikleri korkunç düşmanlık ve hazmedilemeyen öfkedir.
Dipnotlar
56-) Semerkandi, age., III, 254; Taberi, age., XXV, 56.
57-) Esed, age., s. 998.
58-) Süleyman Ateş, Meâl, s. 489.
59-) Semerkandi, age., II, 291.
Sesli Kur’an Meali
İlgili surenin Mehmet Okuyan tarafından seslendirilmiş mealini aşağıdaki platformlar üzerinden dinleyebilirsiniz.